Page 4 - AŞURE - Sayı 5 Nisan 2024
P. 4
4 AŞURE
GAZZE’DE RAMAZAN Adem Erdem
Genel Yayın Yönetmeni
A BİRLEŞME
azze, yıllardır yaşadığı zorluklarla bilinen bir topraktır. Ab-
luka nedeniyle yaşam koşulları oldukça sıkıntılı hale gel-
miş, elektrik kesintileri, su sorunu ve ekonomik sıkıntılar
Ggünlük yaşantıları etkilemektedir. Son olarak geçtiğimiz 7
Ekim’den bu yana da zalim İsrail’in saldırılarını sürdürdüğü Gazze
Şeridi'nde Filistinliler, yaşadıkları katliamlara, yıkımlara ve açlığa
rağmen yaklaşan ramazan ayı için hazırlık yapıyor. Yıkım ve savaşın
ortasında bile, ramazan fenerleri ve süsleri satılmakta, ramazan ila-
hileri söylenmekte ve renkli süslerle çocukların yüzlerine bir neb-
ze olsun neşe yayılmaktadır. Başta bunları gören çocuklar ve tüm
Filistinliler savaşın olmadığı bir ortamda, güven içinde ramazan
ayına girmenin özlemini çekiyor.
Ramazan, biz Müslümanlar için manevi bir emanettir. İbadetlere
olan ihtiyacımızdan dolayı oruçlarımızı tutar, namazlarımızı kılar,
dualarımızı eder, fiiliyatta da yaşamaya gayret ederiz. Bu ihtiyaç ve
sorumluluklar ise yalnızca ramazan ayında değil, her zaman vardır.
Bunlar, mevsimlik olarak giyip çıkarılan kıyafetler gibi değildir. Bu
nedenle ramazan ayında yapılan ibadetler veya kazanılan ahlaki
özellikler de devam ettirilmelidir. Kötü alışkanlıklara ve günahlara
NÇLA DİRENİŞ, UMUTT
tekrar dönmemek önemlidir. Aksi takdirde, geçici olarak bırakılan ‘’Savaşa ve açlığa rağmen hayırlı ramazanlar.’’
alışkanlıkların anlamı sınırlı olur. Ramazan ayına gösterdiğimiz
saygıdan dolayı kötü alışkanlıkların terkedilmesi sevindirici olsa Ümidimiz baki olsun!
da ramazanın bitmesiyle yeniden günahlara ve kötülüklere dön-
mek de bir o kadar üzücü olur. Ramazan, Gazze’deki Müslümanlar Denir ki; “Malını kaybeden bir şey kaybetmiştir, ümidini yitiren
için de aynı manevi değere sahiptir. Ancak Gazze’de ramazan biraz ise her şeyini kaybetmiştir.’’ Kur’an-ı Kerim’de de ‘’Allah’ın rah-
farklıdır. Ramazan, toplumun bir araya gelip dayanışma içinde bu- metinden ümidinizi kesmeyiniz’’ buyrulmaktadır. Ümidimiz, bu
lunmasını sağlar. Bundan dolayıdır ki; bireysel ibadetlerin yerine
getirildiği bir zaman dilimi değildir. Mesela iftar ve sahur masaları, hayattaki en büyük moral ve motivasyon kaynağımızdır. Zira şeyta-
nın şeytanlaşmasında ümitsizliğinin de rolü vardır.
ailelerin, komşularıyla hatta tanımadıklarıyla bir araya gelerek bir-
likte yemek yemesiyle coşar. Bu sofralarda, sadece fiziksel olarak Bu ay, sadece Gazze’deki insanların değil, tüm İslam ümmetinin bir
bir araya gelmekle kalmazlar, aynı zamanda birbirlerine destek ol- araya gelerek dayanışma içinde olması için bir fırsattır. Müslüman-
manın ve dayanışmanın gücünü de hissederler. İftar sofralarında,
açlık ve susuzluğun yanı sıra, hayatın zorluklarını paylaşarak, birlik lar bu ayda sadece kendi sıkıntılarını değil, ümmetin sıkıntılarını
da göz önünde bulundurarak dua edip, elinden geleni yapmalıdır.
ve beraberlik içindeki gücü keşfederler. Bu şuurla, savaşın esareti
altında ümmet bilinciyle hareket eden Gazzeliler de bir araya ge- Şair diyor ya; ‘’Ben Kudüs’ü kol saati gibi taşıyorum.’’ Bizler de
lerek kısıtlı imkanlarla oruçlarını tutuyor aynı zamanda da cihat Kudüs’ü adeta kol saatimiz gibi taşımalı, bulunduğumuz her mec-
ediyorlarlar.
liste yapılan zulümleri anlatmalı, bu davayı haykırmalıyız. Eğitimi-
mizden taviz vermeden, alanımızda uzmanlaşmaya yönelik çalış-
malarda bulunmamız, kendimizi olabildiğince yetiştirme gayreti
u durumda bizler de başta dualarımız olmak üzere çeşitli va- içerisinde olmamız lazım. Ne olursa olsun hakkı söylemekten geri
kıf ve STK’ler aracılığıyla Gazze’ye yardımlarımızı göndermeyi
Bunutmayalım! Kardeşlerimizi bu mübarek ayda yalnız bırak- durmamalı, bizler imam-hatip neslinin, toplumun direniş öncüleri
mayalım. Zalim İsrail’in yaptığı zulmü her mecrada duyurmada geri olarak harekete geçmeli, toplumu da hareketlendirmesi elzemdir.
kalmayalım. Katil İsrail’in ürünlerini boykot etmedeki kararlılığımı-
zı yitirmeyelim. Filistinli kardeşlerimizin yiyecek, su bulamadığı,
savaşın esareti altında geçirdikleri şu ramazan ayında elimizdeki ‘’Yürü kardeşim
eşsiz nimetler için de Rabbimize ne kadar çok şükretmemiz gerek- Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin.’’
tiğini de hatırlatmak istiyorum!
Bu ramazan, inançla direnişin ve umutta birleşmenin ayı olsun.
Gazzelilerin gücü, bizlerinse ümidi baki olsun.
Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi;
‘’Ye’s öyle bir bataklıktır ki düşersen boğulursun
Ümide sarıl sımsıkı seyret ne olursun?’
Duamız odur ki;
Özgür Filistin’de, Kudüs’te, çocukların özgürce bahçesinde koşturacağı
Mescidi Aksa’da teravihler kılmak, nice ramazanları yaşamak nasip olsun.
İNA ‘’ Geri dönecek göçmen güvercinler
Ve unutmayalım ki;
Tertemiz yuvasına
Ve geri dönecek çocuklar oynamaya
Buluşacak babalarla oğullar’’

